Plak hakkında Bilgi…

Plak gibisi yok!

Plak gibisi yok!

Dünyadan üç plak veteranı…

Röp: Ekin Sanaç

Çeviren: Ege Yorulmaz

Plağa gönül vermiş, dünyanın farklı köşelerinden müzikleri keşfetmek ve bağrına basmaya bir ömür vermiş üç koleksiyoner ve mühim müzik insanıyla plak deneyimleri ve evlerindeki plak yığınları üzerine konuştuk.

DUNCAN BROOKER

“Sonsuza kadar kaybedilmiş olağanüstü müziklere dair hikâyeleri dinlediğimde çok derin bir üzüntü yaşıyorum.”

1990’lı yıllardan beri sağa sola atılmış plak kasalarının peşinde Afrika topraklarında gezinen Duncan Brooker, bu coğrafyadan birçok müziğin kulağınıza gelebilmesini sağlayan eli öpülesi insanlardan biri. Başta Strut olmak üzere birçok plak şirketiyle hazırladığı toplama albümler ve yeniden basım projesiyle kendisi 60’lar ve 70’ler Afrika müziklerinin kurtarıcısı olarak tanınıyor. Bakın, plaklar ve dünyanın kaybolmaya yüz tutmuş saklı müzikleriyle ilgili neler anlatıyor Brooker.

Plak gibisi yok!

Plaklara tutulmaya dair hatırladığın ilk anılarından bahseder misin?

Sekiz yaşındayken bir ikinci el pazarından evimizdeki eski pikapta dinleyebilmek için bir dolu taş plak satın almıştım.

Afrika müziklerinin peşine ne zaman düştün?

1991, 1992 yıllarıydı. Garajda yapılan bir satıştan bir Fela Kuti plağı aldıktan hemen sonra.

Müziklerin peşinden Afrika’ya gitmeye başladığın zamanlarda ne gibi hayallerin ve motivasyonların vardı? Zamanla değiştiler mi?

Motivasyonum yalnızca orada gerçekten ne kadar müzik olduğuna dair bir resim ortaya çıkarmaktı. Bu sorunun cevabını bana kimse söyleyemezdi. İnternet de henüz olmadığına göre bunu kendi kendime araştırmaktan başka çarem yoktu. Ardından bulduğum bu müziklerin duyulmasını ve sanatçıların bundan para kazanmasını sağlamaya dönüştü motivasyonum. Yani değişimin sebebi bugün çok sayıda insanın sürece dâhil olması ve çok miktarda bilginin ulaşılabilir olması.

Şimdiye kadar plakların peşinden yaptığın yolculuklar esnasında seni en çok zorlayan an ya da olay neydi?

Bir keresinde yanımda çok sayıda plak ve kasetle Zambiya’dan Zimbabve’ye doğru yolculuk ediyordum. Gümrükte beni Zimbabve’de korsan yayıncılık yapacağım gerekçesiyle durdurup epey zor anlar yaşattılar. Şimdi geriye dönüp baktığımda gülüyorum tabiî. Bir keresinde de Trinidad’da bir yığın raf üzerime düşmüştü. Binanın yarısı açıktı, dolayısıyla her şey çürüyordu. Raflar kendilerini tutamayınca beni birkaç bin plağın altında yere çaktılar.

Plaklara dair aklına gelen en heyecan verici anlar neler?

Tam olarak ne demek istediğini anlamıyorum ama bir süre önce BBC World Service’te ilk toplama albümlerimden birinden birkaç parça çalmıştım. İki üç gün sonra Gana’da ulaşamamış olduğum bir müzisyenden bir mesaj aldım. İşe giderken şarkısını arabadaki radyoda duymuştu. Ayrıca Ambrose Campbell’i 15 yılın ve herkesin onun çoktan ölmüş olduğunu söylemesinin ardından bulmak da inanılmazdı.

Sana göre plak toplamanın üç altın kuralı nedir?

1. Müziği gerçekten sevdiğin için plağını satın al.

2. Bir plağı almadan önce asla diğer insanların onun hakkında ne dediğini dinleme.

3. Asla herhangi bir şeyi çok iyi bildiğini düşünme.

Bir plak koleksiyoncusu neyi kesinlikle yapmamalı?

Birinin evinde izin almadan plak koleksiyonuna dalmamalı.

En çok dinlediğin plakların hangileri?

Ambrose Campbell – Yolanda, James Brown – Stone to the Bone, John Coltrane – Love Supreme ve Tunji, Les Ngembo – Tiumba Mobutu S-S, E.K – Man Dityre ve Call of the Valley. Liste uzayıp gider elbet.

ZACK COWIE

Plak gibisi yok!

Elijah Wood ile birlikte Wooden Wisdom olarak DJ’liğin derinlerine dalan Zach Cowie, nam-ı diğer Turqoise Wisdom’un müzik tutkusu çocuk yaşta anneannesinin folk müziğe olan ilgisiyle kıvılcımlanmış ve kendisini zaman içinde gerçek bir plak avcısı ve koleksiyoncusuna dönüştürmüş. Tek tük tarzlara saplanarak plak biriktirmenin sıkıcı olduğunu düşünen ve her tür müziğin sevilesi olduğuna inanan Cowie’ye plaklara duyduğu sevgi, dev koleksiyonu ve plakla olan ilişkisine dair birkaç soru sorduk.

Nadir bulunan plaklar arasında en favorilerin neler?

Eskiden bu soruya hep psikedelik ve asit folk diye cevap verirdim ama görünen o ki artık caz yıllarıma girdim. O yüzden artık zamanımı (ve paramı) Impulse ve Blue Note plaklarının ilk baskıları peşinde harcıyorum. Ve tabiî bir de biraz daha çılgın, ruhanî ve avangart şeylerin peşinde.

En sevdiğin plak dükkânı?

İnternet!

Plaklara dair en heyecan verici anlar hangileri?

Hiçbir şey 90’ların ortasında (herkes plaklara Ebay üzerinden paha biçmeye başlamadan önce) plak deşmenin verdiği keyfin önüne geçemiyor. Ben Chicago’da büyüdüm ve tanesi 1 dolara satılan plaklarla dolu dev koliler bulduğum günler oldu…

Bir albümle ilgili hiçbir şey bilmediğin hâlde, o plağı almaya nasıl karar veriyorsun? Şans eseri keşfettiğin inanılmaz bir albüm oldu mu?

Ben en çok albüme katkısı geçenler arasından ipuçları yakalamaya çalışıyorum. Sadece onların adının geçmesine güvenerek alabileceğiniz pek çok prodüktör ve plak şirketi var.

Sana göre plak toplamanın üç altın kuralı nedir?

1. Her tarz müzik dinleyin! Tek bir tür müzikte plak toplamak kadar sıkıcı bir şey daha yok.

2. En sevdiğiniz plaklara denk geldikçe fazladan kopyalarını satın alın ki yeri gelince sevdiklerinize hediye edebilesiniz.

3. Plaklarınızı dinleyin.

Kimin koleksiyonuna sahip olmak isterdin?

Geoffrey Weiss.

Bir plak koleksiyoncusu neyi kesinlikle yapmamalı?

Bir plak nadir olduğu için kaliteyi gözden çıkarmak. Her şeyde önce müzik gelmeli!

Hiç plak ödünç alıyor ya da veriyor musun?

Pek ödünç almıyorum ama her zaman güvendiğim arkadaşlara DJ setler ya da radyo programları için ödünç veriyorum.

En çok dinlediğin albümlerin neler?

Alice Coltrane – World Galaxy

Brian Eno – Another Green World

John Martyn – Bless The Weather

Müzik dışında plakların nesini seviyorsun?

Plaklara sadece bakmayı bile seviyorum! Hiçbir şey bana evimde plakların dizili olduğu duvara bakıp, o plakların oraya gelme macerası boyunca harcanan emek ve o emeği geçen insanları düşünmekten daha çok gurur vermiyor.

DJ FITZ

Plak gibisi yok!

Uçsuz bucaksız dünyanın saklı müziklerinden yaptığı yürekten seçkilerle farklı mekanlarda İstanbul dinleyicisini birçok kez mest etmiş İrlanda asıllı DJ Fitz için plak biriktirmek vazgeçilemez bir tutku. 1991 yılında, New York’ta bir sokak satıcısından tesadüfen Erkin Koray’ın Elektronik Türküler albümünü beş dolara almasıyla Türkiye’den müziklerle arasında bir aşk doğan DJ Fitz, son zamanlarda dünya festivalleri ve Londra mekanlarının aranan DJ’lerinden biri haline geldi.

Bugünlerde Londra’daki evinde seneler içinde özen ve tutkuyla bir araya getirdiği plak koleksiyonuyla mutlu bir hayat süren dostumuzdan plak alışkanlıkları ve plağa yaklaşımlarına dair yanıtlar aldık.

Nadir bulunan plaklar arasında en favorilerin neler?

Sanırım bu sorunun cevabı hep değişiyor ama şimdi size sayacağım bu beş plağın hepsi de nadir bulunan enfes eserler:

Mikey Dread – Dread at the Controls

Harari – Kalahari Rock

Orquestracao Bulimundo – Batuco de Cabo Verde

Elisio and Voz de Cabo Verde – Alvorada

Tim Maia – Racional

En sevdiğin plak dükkanları?

Pittsburgh’da Jerry’s, Barcelona’da Wah Wah Records ve Londra’da Honest Jon’s.

Plaklara dair aklına gelen en heyecan verici anlar hangileri?

2007 yılında Türkiye’ye ilk geldiğimde İstanbul’a ineli henüz iki saat bile olmamışken kendimi muazzam plakları olan Türkiyeli bir adamın yanında bulmuştum. Evindeki koleksiyona bakabilmek için İstanbul sokaklarında gerçekleştirdiğimiz iki saatlik destansı yolculuğun ardından aşağı yukarı 50 tane olağanüstü Türk albümü aldım.

New York, Queens’teyim. Sene 1998. Müzik seti satın almak için bir eve gitmiştim. (O günlerde ne eBay, ne de internetten hernagi bir başka satış kanalı yoktu. Her şeyi dükkanlardan ya da gazete ilanlarından almanız gerekiyordu.) Her neyse, eve girdim ve evdeki kadın bana müzik setini gösterdi. Muhteşemdi. Müzik setinin yanında yaklaşık 200 tane plak duruyordu. En üstte ESG’nin ilk albümü vardı. Kadın 65 yaşının üstündeydi. Acaba bu plaklar kimindi? Ona sorduğumda bana o plakların kuzeninden kaldığını ve 80’lerden beri orada durduklarını söyledi. Yığının içinde Pile, Konk, ESG, death Comet Crew, Liquid Liquid, No New York ve Celluloid şirketinden çıkma başka şeylerin de olduğu bir dolu harika albüm buldum. Harika bir andı.

Sana göre plak toplamanın üç altın kuralı nedir?

1. Plakların size gelmesini beklemeyin. Onları sizin bulmanız gerekiyor. Ve internet üzerinden dışarıdaki müziklerin ancak yüzde 30’una ulaşabilirsiniz.

2. Asla her şeyi bilemeyeceksiniz. Bildiğinizi sansanız bile aslında hiçbir şey bilmiyorsunuz.

3. İyi olun.

Kimin koleksiyonuna sahip olmak isterdin?

Afrika Bambaata, Terminator X, RZA.

En çok dinlediğin albüm hangisi?

Aslında tek bir albüm adı söylemem mümkün değil ama illa söyleyeceksem Scientist – Scientist Wins the World Cup derim. 80’lerin ilk yıllarından muhteşem bir dub klasiği.

Müzik dışında plakların nesini seviyorsun?

Kapağını, hissini, üzerindeki resimleri… Ama doğruyu söylemek gerekirse bunlar benim için yalnızca yüzde 1’e tekabül ediyor. Kalan yüzde 99, müziğin kendisi.

 

Röp: Ekin Sanaç

Çeviren: Ege Yorulmaz

Kaynak

Eski plak alanlar olarak plak hakkıında Bilgi vererek sitemizin açılışında değerli plak müşterilerimize  daha iyi plak hakkında bilgi sahibi olmaları için bu yazıyı yayınladık.

Plak satmak istediğinizde Bizi aramanızı Bekliyoruz

Eski plak alanlar Telefonumuz 0535 721 5155

  • 45 lik plak alıyoruz
  • 33 lük Plak alıyoruz

Eski plak

Eski Plak alanlar 0535 721 5155

Eski plak alan yerler

 

 

Spread the word. Share this post!

1 Comments

Leave Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir